Tüm Yazılar / Psiko-Onkoloji
5 dk okuma

Şifaya Doğru Göç

Bazı yolculuklar bir ülkeye varmak için değil, insanın kendi içindeki bilinmeyen kıyılara ulaşması içindir.

Bir hekim vardı. Onkolojinin zorlu sorularına daha yakından bakmak, bildiklerini çoğaltmak, sınırlarını genişletmek için okyanusu aştı.

Yeni bir dil, yeni bir düzen, yeni bir hayat… Her şey henüz yerli yerine oturmuşken o haber geldi.

İnce bağırsak kanseri.

Yıllardır başkalarına anlattığı yol, bu kez onun önünde uzanıyordu. Artık anlatan değil, dinleyen, yol gösteren değil, yolu yürüyendi.

Whipple ameliyatı… Sadece bir cerrahi girişim değil, hayatı ikiye bölen bir eşikti.

Ardından kemoterapi günleri. Satır aralarında yalnızca ilaçlar yoktu. Yorgunluk vardı, bekleyiş vardı, zamanın ağırlaştığı anlar vardı.

Ve bir de, hiç geri çekilmeyen bir yol arkadaşı: Eşi. En zor anlarda elini bırakmayan, sustuğunda yanında kalan, yorulduğunda onunla birlikte yavaşlayan biri…

Bazen tıbbın tarif edemediği bir iyileşme biçimi vardır. Ne protokollerde yazar, ne kılavuzlarda. Ama varlığı inkâr edilemez.

Bir insanın, başka bir insan için orada kalması. Sessizce, sabırla, sarsılmadan.

Zaman geçti. Tedaviler tamamlandı. Zor günler yavaşça geride kaldı.

Hastalık remisyonda.

Ama asıl değişim bundan sonrasında görünür oldu.

Daha dikkatli kurulan bir hayat, daha bilinçli seçilen günler, sağlığın bir sonuç değil, her gün yeniden inşa edilen bir denge olduğunu hatırlatan bir yaşam…

Sanki her sabah, hayatla yeniden anlaşma yapar gibi.

Ve geriye dönüp bakıldığında, o yolculuk başka bir anlam kazandı. Belki de bu göç, yalnızca bir kariyer adımı değildi. Belki de şifa, onu beklediği yerdeydi. Ve o, farkında olmadan, kendi iyileşmesine doğru yola çıkmıştı.

Bu metin, iki insanın hikâyesidir.

Biri zorlu bir sürecin içine girdi, diğeri onunla birlikte yürüdü.

Ve ikisi de yola devam etti.

Onların bu yolculuğu; hekimliğe bakışı derinleştiren, hastalığın ötesindeki insanı görünür kılan, sessiz dayanışmanın ve birlikte kalabilmenin ne anlama geldiğini hatırlatan derin bir iz bıraktı.

Benim için bu hikâye, sadece tanık olunan bir süreç değil; içimde taşınan, zamanla yerleşen ve eksilmeyen bir kıymet oldu.

Bu hikâye, en yakın dostuma ve onun kıymetli eşine aittir. Onlar, hayatımda yeri tarif edilemeyen, varlığı derinden hissedilen iki güzel insan olarak yoluma sessizce ışık tutmaya devam ediyor.

Dr. Murat Karateke Tıbbi Onkoloji Uzmanı