Tüm Yazılar / Sanat ve Onkoloji / Komorebi
5 dk okuma
Sanat ve Onkoloji

Komorebi: "Mükemmel Günler"in Işığında Onkoloji ve Sıradanlığın İhtişamı

Wim Wenders'in Perfect Days (Mükemmel Günler) filminde kameranın takip ettiği Hirayama, Tokyo'da tuvalet temizleyerek hayatını kazanan, orta yaşlı, sessiz bir adamdır. Her sabah sokağı süpüren yaşlı kadının süpürge sesiyle uyanır. Yatağını toplar, küçük bitkilerini sular, kapıdan çıkarken gökyüzüne bakıp hafifçe gülümser, otomattan aynı kahveyi alır ve kasetçalara bir kaset takıp işe gider.

Dışarıdan bakan modern, telaşlı ve hırslı bir göz için bu hayat sıkıcı, hatta tahammül edilemez bir tekrardan ibarettir. Oysa Hirayama için bu rutin bir hapis değil, sığınaktır. O, hayatın anlamını büyük zaferlerde değil; rüzgârda hışırdayan yapraklarda, öğle arasında çektiği siyah beyaz ağaç fotoğraflarında ve bir hamamın buharlı sessizliğinde bulmuştur.

Japonların "Komorebi" dedikleri bir kelime vardır; güneş ışığının ağaç yapraklarının arasından süzülüp yarattığı o anlık, bir daha asla aynı şekilde tekrar etmeyecek olan gölge ve ışık oyunu… Hirayama, ömrünü o ışık süzmelerini yakalamaya adamış bir bilgedir.

Bir onkolog olarak bu filmi izlerken, Hirayama'nın o dingin yüzünde, yıllardır poliklinik odamda karşılaştığım bambaşka bir yüzün yansımasını gördüm: Büyük bir hastalıkla sınandıktan sonra, "sıradanlığın ihtişamını" keşfeden hastanın yüzünü.

Kanser tanısı, insanın hayatla kurduğu o kibirli sözleşmeyi tek bir cümlede yırtıp atar. "Öncesi" ve "sonrası" diye ikiye ayrılan o sarsıcı eşikte, yıllarca peşinden koştuğumuz terfiler, alınacak evler, beş yıllık kariyer planları ya da bitmek bilmeyen o modern telaş bir anda buharlaşır. Zaman, artık ucu bucağı görünmeyen sonsuz bir nehir olmaktan çıkar; damla damla sayılan, kıymeti ancak o an idrak edilen bir hazineye dönüşür.

Sağlıklıyken birçoğumuz hayatı "ileride yaşanacak" bir proje olarak görürüz. Oysa onkoloji koridorları, insana şimdiki zamanın ne kadar güçlü ve tek gerçek olduğunu öğretir. Filmde Hirayama'nın yeğenine söylediği o eşsiz replik, sanki bir poliklinik odasında fısıldanmış gibidir:

Sonra sonradır. Şimdi şimdidir. — Hirayama, Perfect Days

Peki, onkolojik bir süreçten geçerken "Mükemmel Günler" ne anlama gelir?

Mükemmel bir gün; ağrısız uyanılan bir sabahtır. Mükemmel bir gün; kemoterapiden sonraki o yoğun bulantının hafiflediği, suyun tadının yeniden suya benzediği o ilk yudumdur. Mükemmel bir gün; kan tahlili sonuçlarının iyi geldiği, bir sonraki kontrole kadar zamanın yeniden size ait olduğu o derin nefestir. Mükemmel bir gün; sadece balkonda oturup, tıpkı Hirayama gibi, yaprakların arasından süzülen o eşsiz güneşi, "Komorebi"yi izleyebilmektir.

Biz hekimler çoğu zaman filmlerdeki, tetkiklerdeki milimetrik küçülmelere odaklanırız. Oysa hastanın asıl zaferi, o küçülen milimetrelerin ona geri verdiği o "sıradan" anlarda gizlidir. Bir hastamın, tedavi sürecinin en zorlu günlerini atlattıktan sonra bana söylediği sözleri unutamam:

Doktor Bey, dün sabah uyandım, torunumu okula bıraktım ve bahçe duvarından çocukları izledim. Hayat ne kadar güzelmiş… — Bir hastamın sözleri

İşte bu, Hirayama'nın gökyüzüne bakıp gülümsediği o andır.

Filmin son sahnesinde Hirayama, arabasını sürerken Nina Simone'un "Feeling Good" şarkısını dinler. Kameranın dakikalarca yüzünde asılı kaldığı o sahnede Hirayama hem gülümser hem de gözlerinden yaşlar süzülür. Bu, insan varoluşunun en çıplak halidir: Hayatın geçiciliğinden, taşıdığımız sessiz kederlerden doğan o ince hüzün ve tam da şu an hayatta olmanın verdiği o devasa minnet duygusu…

Belki de insanlık olarak en büyük yanılgımız, mükemmel günlerin gürültülü, ihtişamlı ve kusursuz olması gerektiğine inanmamızdır. Oysa onkoloji de, sanat da bize aynı sessiz gerçeği fısıldar:

Hayat, ancak geçici olduğunu, kırılgan olduğunu kabul ettiğimizde gerçek anlamına kavuşur.

Ve en mükemmel günler; sadece nefes aldığımızın, buradayız ve "şimdi"de olduğumuzun farkına vardığımız o sıradan günlerdir.

Notlar

1. Perfect Days (Mükemmel Günler). Yönetmen: Wim Wenders. Japonya / Almanya ortak yapımı, 2023.

2. Komorebi (木漏れ日) — Japonca'da "ağaç yapraklarının arasından süzülen güneş ışığı" anlamına gelen bileşik söz.

3. "Feeling Good" — Beste: Anthony Newley & Leslie Bricusse (1964). Yorum: Nina Simone, I Put a Spell on You, 1965.

Dr. Murat Karateke Tıbbi Onkoloji Uzmanı